İbrahim Hakkul. Divan-i Hikmet’ın 20 y.y.da Özbekistan’da yayınlanması ve tetkik edilmesi

054
Genç bilim adamlarımızın Türkiye’de Yesevilik araştırmaları konusunda çalıştıkları da sözümüzü ispat etmektedir[11]. Zira birkaç senedir genç araştırmacımız Dr. Nâdirhan Hasan «Divan-ı Hikmet»in mukayeseli metni üzerinde çalışmaktadır. Yakın bir zamanda sonlandırılacak olan bu çalışmanın yayınlanması hem okuyucuların, hem de ilmi muhitin Ahmed Yesevi Hikmetlerine olan ilgisini daha da arttıracaktır diye ümit ederiz.

044

«DİVAN-I HİKMET»İN 20 Y.Y.DA ÖZBEKİSTAN’DA YAYINLANMASI VE TETKİK EDİLMESİ*
Prof. Dr. İbrahim HAKKUL

Hoca Ahmed Yesevi Türk dünyasının en meşhur ve merkezi simalarından biridir. Ahmed Yesevi ilk Türk tasavvuf tarikatı ve tasavvuf şiirinin bânisi olarak Türklerin dinî, ahlakî, fikrî ve manevî hayatını derinden etkilemiştir. Ahmed Yesevi henüz hayattayken etrafa yayılan Yesevilik ve Hikmet geleneği, özellikle Orta Asya’da 20 y.y. başlarına kadar devam ede gelmiştir. Eski Sovyet rejimi Dine karşı büyük mücadeleyi başlayınca Tasavvufi hayat tecrübelerine son verildi, neticede Tasavvuf edebiyatını objektif olarak araştırmak da yasaklandı. Böylece Özbek halkı ulu Ahmed Yesevi’nın hayatı, şahsiyeti, edebi ve fikrî mirasını öğrenmek, onun tarihi hizmetlerinden bahsetmek imkânından mahrum bırakıldı. Bundan dolayı geçtiğimiz yüz yılın 1930’lu senelerinden sonra yazılan edebiyat, tarih ve felsefeye dair kitapların çoğunda Hoca Ahmed Yesevi ve takipçileri acımasızca karalanmıştır. Kısacası, bu dönemde «Divan-ı Hikmet»i yayınlamak ve incelemek tamamen yasaklanmıştı. Buna rağmen Yesevi Hikmetlerini tetkik etmek yolundaki bazı çabaları da unutmamak gerekir. Bu anlamda merhum hocamız, düşünce tarihçisi İbrahim Muminov’un 1950 yıllarında söylediği şu fikirler dikkate şayandır: “Ahmed Yesevi ekolunun dünya görüşü «Divan-ı Hikmet» adlı meşhur eserinde manzum olarak beyan edilmiştir. Bu eser akıcı ve okuyucu için kolay bir dille yazılmıştır. “Hikmet” Özbek edebiyatının kıymetli abidesidir ve onun yazarı İslâmiyet’i, Kelam felsefesini, Tasavvufu, çiftçi, hayvancı ve sanatkârların hayatını, genel olarak aldığımızda, o dönemin sosyal-kültürel düzenini iyi bilen bir kişi olduğunu göstermektedir. Ahmed Yesevi’nin seviyesi geniş ve derin olduğundan, Özbekçede ilk defa böyle bir kapsamlı eserini yazabilmiştir”[2].

Bu fikirler edebiyat tarihçisi Prof. Dr. Ergaş Rüstamov’un 1972 yılında yayınlanan “Ahmed Yesevi Hikmetlerinde tarih ve hayat sedası” adlı yazısında değişik bir tarzda devam ettirilerek, daha da geliştirilmişti[3]. Ama bu yazı komünist rejimin tahkir ve takibine maruz kaldı. Bundan sonra bilim adamları ve Ahmed Yesevi muhlisleri «Divan-ı Hikmet»in yayınlanmasından daha ziyade yayınlanmamasına inanmaya başladılar. Tekrar yapılanma ve serbestlik zamanına kadar Yesevilik çalışmalarında hiçbir olumlu değişiklik hissedilmedi. Ama 80’lı yıllarından itibaren siyasi ve ideolojik engelleri aşmaya güven oluştu.
1987 senesinde “Yaşlık” (Gençlik) dergisinde “Nevâi’nin aziz bildiği zat…” adlı makale işte bu güven ve umudun ilk müjdesiydi[4]. Makale ilmi, edebi muhit ve okuyucular kitlesi tarafından sıcak karşılandı ve desteklendi. Böylece “Özbekistan Edebiyatı ve Sanatı”, “Şark Yıldızı”, “Mülakat” gibi birçok gazete ve dergilerde Ahmed Yesevi konusunda peyder pey makaleler yayınlandı[5]. «Divan-ı Hikmet»ten numuneler ilan edildi[6]. Biz de «Divan-ı Hikmet”i yayınlamak işine giriştik. Önsöz ve açıklamalarıyla tarafımızdan hazırlanan ve 1990 yılında Taşkent’te 200.000 adet basılan “Ahmed Yesevi. Hikmetler” kitabına Prof. Dr. Kemal Eraslan hocamızın «Divan-ı Hikmet»ten Seçmeler” eseri esas olmuştu[7]. Hazırladığımız bu yayında Ahmed Yesevi’ye aitliği bizde şüphe uyandıran hikmetlerin yerine başka hikmetler eklendi. Bu kitap 1995 yılında Erhan Sezai Toplu tarafından Türkçe çevirisiyle beraber İstanbul’da da yayınlandı[8]. Birkaç sene sonra da Resulmuhammed Abduşukurov «Divan-ı Hikmet»in Kazan’da basılmış matbu baskıdan yararlanarak Yesevi Hikmetlerini yayınladı.
“Yesevi kim idi?” makalesinde Ahmed-i Yesevî’yi ‘Türk şairlerinin dâhilerinden’ diye tanımlayan Abdurrahman Sadi şöyle yazmaktadır: “Yesevî, Türk kavimlerinin tam anlamıyla gerçek şairlerinden ve halk klasik şairlerindendir. Ol gayet hassas, ilham ve hayali gayet tabii ve akıcı bir şairdir. Yesevî’nin yüreği ruhî ve manevî aşkta şiddetle yanan manzum bir ateştir. İlahi şiirde ve muhabbet hissinde o, başkalarının kalplerini cûşa getiren, yakıcı korkunç bir hikmet kıvılcımıdır” demişti. Dr. Baybota Dostkarayev’ın yayına hazırladığı kitapta Abdurrauf Fıtrat ve Abdurrahman Sadi’nın Ahmed Yesevi’le ilgili yazılarıyla beraber ondan fazla hikmete de yer verilmiştir[9].
2004 yılında Nâdirhan Hasan birkaç yazma nüshalardan Ahmed Yesevi’ye ait yeni hikmetleri bularak onları bir kitap halinde yayınladı[10]. Bu kitaba Yesevi takipçilerinden Sufi Muhammed Danişmend’e ait “Mirat-ul kulup” (“Gönüller aynası”) adlı risalesinin eklendiği ise okuyucuların ilgisini çekmiştir.

Yesevilik çalışmalarında halledilmesi zaruri olan meseleler çok. Bunlardan birincisi, «Divan-ı Hikmet»in metniyle ilgili tartışmalara netlik kazandırmak, metinlerdeki fark ve eksikleri kıyas ederek düzeltmektir. Tabii ki eski nüshaların bulunmaması veya bize kadar ulaşmaması, bu işin halledilmesine imkân vermeyebilir. Ama sonraki dönemlere ait «Divan-ı Hikmet» yazmalarına dayanarak güvenilir bir metin hazırlanabilir. 2006 senesinde hazırlanan «Divan-ı Hikmet» bunun ilk örneği oldu. Bu yayın önceki baskılardan farklıdır. Birincisi, onu hazırlarken «Divan-ı Hikmet»in Özbekistan Cumhuriyeti Fenler Akademisi Şarkiyyat Enstitüsü ve Ali Şir Nevai Dil ve Edebiyat Enstitüsü Mümtaz Edebiyat Tarihi Bölümü kütüphanesindeki birkaç yazma nüshadan yararlanıldı. İkincisi, her bir nüshada rastlanılan metin değişiklikleri mukayese edilerek, onlar arasından güvenilir olarak tespit ettiğimiz metinler seçildi. Üçüncüsü, Hikmetleri seçerken imkân ölçüsünde muteber nüshalara dayanıldı. Dördüncüsü, Hikmetleri doğru okumak, müstensih tarafından yapılan hataları düzeltmek amacıyla metinden düşen dörtlük, mısra, kelime ve ekler başka nüshalar vasıtasıyla düzeltildi. Ve nihayet, bu yayın 140’dan fazla Hikmeti içermektedir ki, bu önceki baskılara nazaran fazladır.

Bugün Özbek okuyucuları İbrahim Hakkul, Resulmuhammad Abduşukurov, Nâdirhan Hasan, Meryem Eşmuhamedova gibi bilim adamlarının hazırladığı «Divan-ı Hikmet”in Arap ve Kiril metinlerinden oluşan 5 adet baskıyı okumak imkânına sahiptirler.

Ayrıca, «Divan-ı Hikmet»i tetkik etmek konusunda da Özbekistan’da bağımsızlıktan sonra birçok çalışmalar yapıldı. Bunlar arasında edebiyat, dil, düşünce, tarih, pedagoji ve tasavvuf araştırmacılarının kalemine mensup birçok tez, kitap, makale gibi çalışmalar bulunmaktadır. Ama «Divan-ı Hikmet»i kapsamlı bir şekilde araştırmada yurt dışında, özellikle Türkiye’de yapılan çalışmalardan vakıf olmadan ciddi neticelere ulaşmak zordur. Biz, bu gerçeği göz önünde bulundurarak 2001 yılında Türkiyeli ve Özbek bilim adamlarının çalışmalarından oluşan “Hoca Ahmed Yesevi: hayatı, eserleri, tesirleri” kitabını yayınladık. Bundan sonra da bunun gibi çalışmaları gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Genç bilim adamlarımızın Türkiye’de Yesevilik araştırmaları konusunda çalıştıkları da sözümüzü ispat etmektedir[11]. Zira birkaç senedir genç araştırmacımız Dr. Nâdirhan Hasan «Divan-ı Hikmet»in mukayeseli metni üzerinde çalışmaktadır. Yakın bir zamanda sonlandırılacak olan bu çalışmanın yayınlanması hem okuyucuların, hem de ilmi muhitin Ahmed Yesevi Hikmetlerine olan ilgisini daha da arttıracaktır diye ümit ederiz.

Kısacası, «Divan-ı Hikmet»i tam manasıyla okuyup anlamak ve incelemek, sadece tasavvuf ve tasavvuf edebiyatını değil, tüm eski edebiyatımızı her yönden bilmemize, ona karşı yanlış veya yüzeysel münasebetten kurtulmamıza yardımcı olur.

[1] Özbekistan Fenler Akademisi Ali Şir Nevai Dil ve Edebiyat Enstitüsü
[2] Muminov İ. Seçme eserler, C. I, Taşkent 1969. s.102.
[3] Rustamov E. Ahmad Yassavi hikmetlerinde tarih ve hayat sedası , Özbek Dili ve Edebiyatı, sy.4-5, 1972, s. 21-25, 22-28;
[4] Hakkul İ. Nevâi’nin aziz bildiği zat…Yaşlık, sy. 4, 1988, s. 67-72.
[5] Kamilov N. Ahmed Yesevi , Gulhan, sy. 11, 1990; Osman O. “Vahdet şarabın içtim…” , Mülakat, sy. 6, 1991, s. 51-57; Nematov H. Ahmed Yesevi hayatında ait bazı seneler , Özbek Dili ve Edebiyatı, sy.2, 1992, s.3-6; Aliev A. Dilimiz danişmendi , Özbekiston Edebiyatı ve sanatı, sy. 43-44, 1993; Ordabekli B. Yesevi tarikati , Özbekistan edebiyati ve sanati, sy.43-44, 1993; Kasimov B. Hikmetler şiiri , Özbekistan edebiyati ve sanati, sy.29, 1993; Devran H. Arifler sultani , Halk sözü. 30 Ekim, 1993 v.s.;
[6] Bazarov A., Karaev T. Hikmetler külliyatından , Şark Yulduzu. sy.1, 1992, s.3-19;
[7] Ahmed-i Yesevî, Hikmetler, Haz. İbrahim Hakkul, Taşkent 1990;
[8] Ahmed Yesevi. Hikmetler. İ.Hakkul baskısından çeviren Erhan Sezai Toplu, MEB yayınları, İstanbul 1995.
[9] Yesevi kim idi? Haz. B.Dostkaraev. Taşkent 1994.
[10] Hoca Ahmed Yesevi. Divan-ı Hikmet (yeni bulunan hikmetler). Haz. Nâdirhan Hasan. Taşkent 2004.
[11] Türkiye’de Yesevilik çalışmaları. Haz. Nadirhan Hasan. Taşkent 1999.

*Uluslararası Hoca Ahmed Yesevi Sempozyumu (20-21 Şubat 2010 y.) — Notlar

(Tashriflar: umumiy 87, bugungi 1)

Izoh qoldiring